CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçi borçlarının 2022’den bu yana 12,9 milyar dolardan 29,6 milyar dolara çıktığını söyledi. Gürer, gıda fiyatlarının 66 aydır, çiftçi kredilerinin ise 54 aydır arttığını vurgulayarak, “Çiftçi tarlasına girmeden borçlanıyor” dedi. Mevcut politikaların üretici ve tüketiciyi aynı anda mağdur ettiğini ifade eden Gürer, faizlerin silinmesi ve üreticiye destek verilmesi çağrısı yaptı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe artan borç yüküne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürer, çiftçilerin hem Türk lirası hem de döviz bazında ağır bir borç baskısı altında olduğunu belirterek, mevcut ekonomik politikaların üretici ve tüketici üzerinde ciddi sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

“ÇİFTÇİNİN BORCU DOLAR BAZINDA BİLE YÜZDE 129 ORANINDA ARTMIŞ”

Gürer, özellikle son yıllarda tarım sektöründeki borçlanmanın hızla arttığını vurgulayarak, “AKP iktidarı döneminde borçlanma sadece kağıt üzerinde artmıyor. 2022’de çiftçinin sırtındaki yük 12,9 milyar dolarken, bugün bu rakam 29,6 milyar dolara çıkmıştır. Yani çiftçinin borcu dolar bazında bile yüzde 129 oranında artmış” dedi.

Gıda fiyatlarındaki artış ve kredi borçlarının uzun süredir kesintisiz yükseldiğine dikkat çeken Gürer, mevcut yapıyı sert sözlerle eleştirdi. Gürer, “üretenin de tüketenin de kaybettiği” bir sistem oluştuğunu savunarak, çiftçinin borç yükünün sürdürülemez seviyeye ulaştığını dile getirdi.

Tarımsal kredi hacmindeki artışı rakamlarla ortaya koyan Gürer, “AKP’nin kurduğu bu bozuk düzende çiftçinin sırtındaki yük artık taşınamaz bir noktaya gelmiştir. 2022 yılının ocak ayında 173 milyar 25 milyon lira olan toplam borç, 2026 yılının aynı ayında 1 trilyon 269 milyar 989 milyon liraya fırlamıştır. Bu, sadece dört yıl içinde çiftçinin borcunun tam 1 trilyon 96 milyar 963 milyon lira artması demektir. Oransal olarak baktığımızda ise karşımıza çıkan tablo bir yıkımdır. Çiftçinin borcu 4 yılda tam yüzde 634 oranında artırılmıştır. Üretenin borcu bu denli katlanırken, tüketicinin ucuz gıdaya ulaşması imkansız hale getirilmiştir.” ifadelerini kullandı.

“ÇİFTÇİNİN BANKALARA BORÇLANMA SERİSİ 54 AYDIR KESİNTİSİZ ARTARAK SÜRÜYOR”

Gürer, açıklamasında gıda fiyatlarındaki artışın uzun süredir devam ettiğini belirterek, üretici ve tüketicinin aynı anda zorlandığını söyledi. “Tüketici perişan. Ağustos 2020’den beri her ay bir önceki aydan daha pahalı gıda tüketiyoruz. Şubat 2026 itibarıyla aylık gıda enflasyonu yüzde 6,89 olmuş. İktidar, halkın mutfağındaki yangını izlemekle yetiniyor. Tüketici bu haldeyken üreticinin durumu da farklı değil. Çiftçinin bankalara borçlanma serisi 54 aydır kesintisiz artarak sürüyor. Çiftçi tarlasına girmeden borçlanıyor, ürünü hasat ediyor yine borçlu çıkıyor. AKP öyle bir mekanizma kurdu ki çiftçi bankaya çalışıyor, vatandaş ise markette etiketlerle savaşıyor.” dedi.

Mevcut durumun tesadüfi olmadığını savunan Gürer, “Bu tesadüfi bir kriz değildir. Planlı üretimden kaçan, ithalatı teşvik eden ve çiftçinin girdi maliyetlerini dünya fiyatlarının üzerine çıkaran bu zihniyet, hem üreteni hem de tüketeni mağdur etmiştir. Bugün sofradaki ekmek pahalıysa sebebi çiftçinin tarladaki borcudur. Çiftçinin borcu dolar bazında ikiye katlanırken, halkın alım gücü de yerle bir olmuştur.” ifadelerini kullandı.

Gürer, çözüm önerilerini de sıralayarak, “Tarımsal kredilerin faizleri derhal silinmeli ve ana para uzun vadeye yayılmalıdır. Mazotta ÖTV ve KDV kaldırılmalı, girdi maliyetleri makul seviyeye çekilmelidir. İthalat odaklı politikalardan vazgeçilip, yerli üreticiyi koruyan bir fiyat politikası benimsenmelidir. Kamucu politikalara dönülmelidir. Gübre, mazot, yem fiyat artışları günlük zama dönüştü. Çiftçinin, besicinin, üreticinin dayanacak gücü kalmadı. Borç ödemede zorlanıyor. Aracılar, ithalatçılar, fırsatçılar kazanmaya devam ederken vatandaş da rafta fiyat artışına yetişemiyor. Çare ve çözüm var. Buna yönelik ekonomik politikalar oluşturulması çözüme yol açar” diye konuştu.